“Sonumuz hayrolsun”

Sonumuz hayrolsun

Bir yılı geçkin bir süredir koronayla yatıyor koronayla kalkıyoruz.
Facebook’ta 2 sene 3 sene önce bugün diye fotoğraflar karşımıza çıkıyor yan yanayız kucaklaşıyoruz maske diye bişey zaten yok toplu iftarlarda buluşmuş konserlerde tempo tutuyoruz.

Şimdi ise evden kafayı uzatmamız bile risk. Sayın sağlık bakanımız bugün açıkladı kısa süre içerisinde milyonlarca aşı gelmiş olacak. İnşallah dediği gibi olur da, sonbahar gelmeden hayatı normale döndürmek için önemli bir adım atmış oluruz. Buraya kadar zaten elimizde olmayanı konuşuyoruz ya elimizde olması gerekenler?

Onları da konuşalım, Burdur büyük bir bölümü orta ve dar gelirli ailelerin yaşadığı çoğunlukla asgari ücret civarı kazanan emekçi, Bağkur sigorta memur emeklisi ve son dönemde öğrenci artışına bağlı hizmet sektöründeki küçük esnaf.

Sabit gelirliler için artan enflasyon dışında sokak kısıtlamaları olmasa çok sorun yok ama gündelik çalışan birçok küçük esnaf 17 günlük son kapanmayla çok çaresiz. Her kesimden dostlarımızla irtibat halindeyiz.
Örneğin kuaför arkadaşın birisi zaten bir yıldır hazırdan yerken bu tam kapanmayla beraber Bağkur primini kirasını hatta elektrik ve su faturalarını yaptıramayacağını söyledi.

Restoranı olan bir arkadaşım artan maliyetleri menüye yansıtmadıkları gibi sadece paket servisi ile işi döndüremediğini iki aydır kira ödeyemediğini söyledi. Kafe çay ocağı kafeterya için zaten söylenecek bişey kalmamış.

Birkaç gündür müzisyenler isyanda, davulcular siyasi parti il başkanlarına çağrıda bulunuyorlar. Pazarcılar tezgah kapattı, markette elma portakal satışı serbest bize açık havada neden yasak diye soruyor bir pazarcı arkadaş.

Almanya’yı bilen hala orada yakınları olan biri olarak devletin esnafa sağladığı destekleri görüyorum adeta sen evde otur ben sana bakarım diyor hatta para biriktiren Almanlar olmuş pandemide. Güçlü devlet Almanya’da sosyal devlet algısı çok yüksek bizim soydaşlarımız Alman hükümetlerine siyasetine bakmadan çok güvenir çünkü orada Alman vatandaşı olsun olmasın orada yaşadığı sürece devlet zorunlu görevlerinde uyruk ayırt etmez.

Güzelim Türkiye’mizin kaynakları çok hakça paylaşılsın yeter.
Bugün yerel yönetimler özellikle CHP’li belediyeler salgın sürecinde iyi bir sınav verdi halkına yakın oldu. Temel ihtiyaçlarını karşılamada azami gayret gösterdi.

Burdur’da yakından takip ettiğim Burdur Belediyesi öncesinde gönül sofraları ile gönüllere girerken salgın döneminde vatandaşa temel ihtiyaçlarını muhtarlar eliyle sessiz sedasız ulaştırıyor. Yakacaktan korona hastasına sıcak yemeğe doğum günü pastasından hasta yatağına varıncaya kadar akla gelmeyecek birçok şeyi gösterişsiz yapıyor. Ramazan şenlikleri için harcamadıklarını küçük esnafa dar gelirliye desteğe döndürmüş durumda. Kiracılarına suya zam yapmayan taşımacı esnafından harç ve vergiyi bu yıl almayan gelir kaybına uğradığı halde yatırımını insanı yaşatmaya harcayan Belediyemizi bir vatandaş olarak tebrik ederim.

Bence bu dönemde iktidar partisinin eleştirmekten çok açıklama yapması gereken bir dönem.

Aşının akıbeti ne olacak esnafın durumu değişecek mi öğretim yeniden ne zaman başlayacak üretici para kazanabilecek mi enflasyon artmaya devam edecek mi asıl önemlisi bu kadar işini gücünü kaybeden insanımız nasıl yeniden toparlayacak.

Ak parti son anketlere göre 2002’den bu yana en düşük seviyede ortağı MHP’de kan kaybediyor. Kavga ettikçe kaybediyor çünkü vatandaş şu anda temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Sözde soykırım iddiası bile Türkiye gündeminde kalmadı çünkü zaten halk buna inanmadığı gibi değerlendirecek durumda değil.

İnşallah bu kapanma vaka sayısını azaltır istenen seviyelere gelir biraz olsun nefes alırız yoksa lebaleb batarız Allah korusun