Burdur neden kaybediyor

Burdur neden kaybediyor

Değerli okuyucularımız bugün hem özeleştiri hem de biraz sert yazı yazmak niyetindeydim ancak sert yazı bize yakışmaz deyip özeleştiri yapacağım.

Burdur’un yakın tarihini iyi biliyorum, öncesini de rahmetlik babamdan dinlerdim.

Biz gelenek olarak aileden sol siyasete yatkınız ancak Almanya’da yaşamış birisi olarak Türkiye’ye geldiğim günlerde Türkiye’deki sol siyaseti anlamakta zorlanmıştım. Yavaş yavaş alışmaya başladığım siyasette solu karşılaştırmak istiyorum.

Almanya’da bizim gurbetçilerde dahil olmak üzere SPD’yi destekleyen geniş bir kitle vardır. Almanya’da solcular daha çok sosyal hak daha çok sosyal devlet daha çok vergi adaleti asgari ücrete zam eğitim ve sağlıkta fırsat eşitliği gibi düşünceleri savunurlar hatta iktidar ortağı olduklarında da bu yüzden zaman zaman ortakları ile bile sert tartışmaların içinde olurlar. Patronların daha çok vergi vermesini isteyen solcuları dar ve orta gelirli halkın büyük bir bölümü destekler şunu sorabilirsiniz peki halkta bu kadar karşılığı varsa neden tek başına ya da kalıcı bir iktidarları yok diye.

Cevap basittir; halkın refah düzeyi Almanya’da yüksek ve solun talebi olan birçok şey Alman Halkına sağlanmıştır.

Özeti budur. Avrupa’nın büyük bir bölümünde solcular daha küresel sorunlara sahip çıkmaya başlamış çevre ile ilgili politikalar üretmeye başlamıştır.

Gelelim Türkiye’ye hatta Burdur’a.

Burdur’da solcular genellikle ekonomisi kendine yetecek kadar iyi olan eğitimli insanlar, ölçülü, nazik genellikle köy yaşamından uzak şehir ya da ilçe merkezlerinde yaşayanlardan ibaret.

Az miktarda olsa yaş ortalaması 60’ın üstünde olan Ecevit döneminin kırsaldaki etkileri ile halen köylerinde “Kara Oğlan’ı” savunarak solcu olanlar var.

Son dönemde ise 2019 yerel seçim rüzgarı ile Antalya İstanbul Ankara gibi önemli Büyükşehir Belediyelerinin kazanılması ile sempatinin arttığı durumlar var.

2019 yerelde bir kez daha kazanan CHP, adeta AK Parti tarafından kuşatma altında, bir de bu işlere hevesli olan tetikçileri kullanarak yapılacak işlerin de yapılmaması dolayısıyla belediyenin başarısızlık hikayesini anlatmak için çaba sarf ediyor.

Geçtiğimiz günlerde meydan düzenlemesi ile başlayan tartışmalara baktığımızda konuyu bilen bilmeyen herkes dahil oldu. Belediye kendi personeli ile yaptığı üç çalışmayı halkın hakemliğine sundu ve herhalde bu pazartesi açıklayacaklar.

Önce rölyef iddiası ile ortaya çıkılan sıva üstü boyayı dolayısı ile binayı yıktırmamak için direnen bir kısım “Burdur dışında yaşayan Burdurlu” insanlar bunda başarılı olamayınca şimdi de anıtın yerinden kaldırılmaması için kurula müracaat etmiş.

Bu nedenle de Burdur Belediyesi çalışmalarını durdurmak zorunda kaldı. Bu gecikmesin bedelini ise maalesef burada yaşamayanlar değil BURDUR HALKI ödeyecek.

Helkeltraşın ailesi Belediyeye avukatları aracılığı ile bir ihtar göndermiş ve Anıtın yakışan başka bir alanda sergileyebileceğini değilse Anıtın kendilerine verilmesini talep etmişler.

Yani Anıtın sahipleri Belediyeye bu anlayışı gösterirken Burdur’da yaşayan Burdur Halkı ses çıkarmazken durumdan görev çıkaran bazı kimselerin itirazları nedeniyle meydanımız toz toprak yığını olarak beklemek zorunda kalıyor.

Herkesin mesleğine sanatına ve dünya görüşüne saygılıyım ancak bu kadar basit de olmamalı. Bu kadar insanı mağdur etmeye hem de bu şehirde yaşamazken kimin hakkı olabilir.

O zaman biz de şunu soralım, bu kadar aklınız fikriniz ve paranız birikiminiz varsa gelin Burdur’a yatırım yapın beğenmediğiniz yönetimleri değiştirmek için siyasette aynı tarafta olunduğumuzu söylediğinize göre halka ulaşıp gerçekte halkımızın ne istediğine kulak verin hatta aday olup seçilip bizi daha iyi yönetin.

Siz CHP’li belediyeyi eleştirirken belediye bedelsiz binasını yıkıp meydana katarken yıkımı şart olan il özel idare binasının neden meydana dahil edilmediğini hem de AK Parti’li belediye zamanında meydana dahil edileceği plan varken buna neden sesiniz çıkmıyor.

İşte Burdur’un kaderi bu, herkes konuşuyor iş yapana engel olmak için birileri birilerini kullanıyor ya da onlar hevesli oluyor sonuçta zaman geçiyor ve halkımız mağdur oluyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse en başında AK Parti teşkilatı meydan düzenlemesine hiç itiraz etmezken kendini sosyal demokrat olarak tanımlayan birkaç kişinin söylemleri ile cesaretlenip açıklama yaptı.
Sonuna gelecek olursak halk bu sıkıntıyı yaşarken birileri egosunu tatmin edecek birileri bunu siyasete malzeme edecek birileri yine sosyal demokratların birbirine girdiğini söyleyecek ve yine birileri “Burdur’dan bir şey olmaz” diyecek olan yine bize hem Burdur’da yaşayanlara hem de solculara olacak.