Tatlı Telaşeler..


Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Osman Çakır “Yazdı kıştı derken havaların güzelliğine bahar da değmişken geldi çattı özlemle beklenen 11 Ayın Sultanı Ramazan. Herkesi aldı bir telaş, başladı hazırlıklar. Tatlı telaşeler tabi.”dedi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Osman Çakır bu haftaki 42. köşe yazısı;

 

Tatlı Telaşeler..

Yazdı kıştı derken havaların güzelliğine bahar da değmişken geldi çattı özlemle beklenen 11 Ayın Sultanı Ramazan. Herkesi aldı bir telaş, başladı hazırlıklar. Tatlı telaşeler tabi. ”Bir iki gün sonra komşumuz Mehmet beyleri ailecek iftarda ağırlayalım.” , ”Akşam geleneksel Ramazan eğlencelerine gidelim.”. Şehrimiz bu konuda ilk günden gerekli hazırlıkları da yapıyor. Çocuklar için lunapark kuruluyor, yetişkinler için çeşitli sanatçılarla konserler düzenleniyor. Nerde o eski Ramazanlar cümlesini pek kurdurtmayan türden hem de. Bir de bu tatlı telaşelerin içinde bir konu var ki yine iki türlü ihtimali bulunan ve herkesi de yakından ilgilendiren yeme içme eylemi durumları.

Ramazan ayında öğün sayısı azalıyor sonuçta. Sahur ve iftar vakitlerinde ana öğünlerle, iftar sonrası sahura kadar da ara öğünlerle yeme içme eylemi devam ediyor. İki türlü ihtimal olarak bahsettiğim durum kilo alma veya kilo verme ihtimali. Herkes ortalama kendi durumunu bilir ve bahsederken yaklaşık olarak şu iki cümleyi kurar: ”Ben her ramazanda ortalama 4-5 kg alırım.” veya ”Ben her ramazanda 4-5 kg veririm/zayıflarım.”. Yani demek oluyor ki bu ihtimallerin iki sebebi var. Biri aç kalmamak adına sahurda mideyi zorlayarak çok miktarda yemek tüketmek ve ardından iftarda ölçüyü yine kaçırmak, diğeri de çok tüketim yapmamak. Bu durumların önüne geçmek gerekiyor.

Yapılan yanlışlardan birisi sahuru atlamak oluyor. Diğer bir yanlış ise iftarda hızlıca yemeğe yüklenmek. Sahur atlandığında oluşacak 16-17 saatlik açlık çabuk yorulma ve çabuk acıkmaya sebep olacak ardından iftarda hızlı yemek yenilmesi sonucu midede hissedilen şişlik ve ağırlık çökmesi dediğimiz uyku hali görülecektir. İftarı ikiye bölmek örneğin çorba gibi hafif bir yemekle başlayıp yemeğe mola vermek bu durumun önüne geçmekte etkili olacaktır.

Sahurda yağlı ve ağır yemeklerden kaçınmak ve yumurta, tam buğday ekmeği, süt ve salata tüketmek tokluk hissini uzatacaktır. Belirli aralıklarda iftardan sahura kadar bol su tüketmek de çok önemli bir nokta.

İçinde nefis börekler, sıcacık pideler, mis kokulu yemekler barındıran lezzet dolu sofraların kervanına kendimizi kaptırırsak Ramazan ayı sonunda karşımıza ağırlaşan bir vücut, büyümüş bir göbek çıkabilir. O yüzden beslenmemize dikkat ederek bu güzel dönemi keyifli, mutlu ve hafif geçirmeli, bir sonraki Ramazan dönemlerini yine heyecanla beklemeliyiz. Sağlıklı, mutlu günler diliyorum.

irtibat numarası 0553 704 04 16 ( 0248 233 10 10 ) BURDUR

yorum