Osteoporosiz


Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Osman Çakır, 66 köşe yazısında,”Osteoporosiz menopoz sonrası ve yaşlılık olmak üzere iki tiptedir. Birinci tip 50-75 yaş aralığında görülür ve genelde süngerimsi kemikle ilgilidir. Kemik kütlesi normalden yaklaşık %33 daha düşüktür. İkinci tip ise 75 yaşından sonra ortaya çıkar.”dedi,

Diyet Uzmanı Diyetisyen Osman Çakır bu haftaki 66 köşe yazısında;

Osteoporosiz pek ismi duyulmayan bir hastalık olmakla birlikte kemik kütlesinin azalması ve kemik dokusunun bozulmasıyla kemiklerin zayıflaması ve kırılabilir hale gelmesi durumudur. Bu hastalık dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Özellikle postmenopozal kadınlarda olmak üzere milyonlarca insanı etkilemektedir. Yol açtığı kırıklarla yaşam kalitesini düşürmekte, ekonomik ve sosyal yükün yanı sıra ölüm oranını artırmaktadır.

Osteoporosiz menopoz sonrası ve yaşlılık olmak üzere iki tiptedir. Birinci tip 50-75 yaş aralığında görülür ve genelde süngerimsi kemikle ilgilidir. Kemik kütlesi normalden yaklaşık %33 daha düşüktür. İkinci tip ise 75 yaşından sonra ortaya çıkar. Kalça ve omurga kemiklerinde kırılmalar görülür, kişinin boyu kısalır ve şiddetli sırt ağrıları görülür. Yani ortalama yaşam süresinin artmasıyla, kronik hastalıkların beraberinde osteoporosiz görülme sıklığı da artmaktadır.

Osteoporosize sebep olabilecek başlıca faktörler; kalıtım, yapım sürecindeki kemik kütlesinin düşüklüğü, kalsiyum atımını artıran ilaçların kullanımı, ırk farklılığı, östrojen salgısının durması, hareketsizlik, aşırı zayıflık, aşırı tuz ve kafein tüketimi, sigara kullanımı, yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı, kalsiyum emilimini azaltan ilaçların kullanımı, çevresel faktörler, çeşitli hastalıklar (hipertiroidizm, diyabet, böbrek yetmezliği, emilim bozuklukları gibi), yaş, cinsiyet, paratiroid hormonu bozukluğudur.

Şu anda bu hastalığın tedavisi olmadığı için hastalığa sebep olabilecek riskli durumların kaldırılması gerekiyor. Aslında en iyi tedavi yöntemi de hastalığa yakalanmamak yani korunmak oluyor. Bunun için henüz büyüme çağından itibaren düzenli fiziksel aktivite ile korunmaya başlamak lazım. Yeterli kalsiyum ve D vitamini almak da kemik kütlesini artıracaktır. Kalsiyumun en iyi kaynağı süt ve süt ürünleridir. Aşırı protein alımından ve aşırı zayıflıktan kaçınılmalıdır. Pekmez, kuru baklagiller ve yeşil sebzelere de beslenme içerisinde yeterince yer vermek lazım. Kafein içeren, çay kahve ve kola gibi içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılmalı, yerine süt, ayran ve bitki çayları (nane, kekik, kuşburnu, ıhlamur vb.) tercih edilmelidir. Sağlık ihmale gelmez. Her ne konuda olursa olsun her şeyin başında yer almalıdır. Sağlıklı, mutlu günler diliyorum.

irtibat numarası 0553 704 04 16 ( 0248 233 10 10 ) BURDUR

yorum