MURAT DİLEK YAZDI “BELEDİYEYİ BOŞUNA SUÇLAMAYIN”

Burdur Belediyesi, sokak hayvanlarının korunması için çalışmalarını var gücü ile sürdürmeye devam ederken bu seferde, Burdur için azim ile çalışan, Burdur Belediye Başkan vekili Ali Say’ı karalama yürütenlere vatandaşlardan tepki gecikmedi.

Bende bu konuyu yakından bakayım dedim aslını öğrenmek için ve Merak edip baktım Söz konusu kanunun (24.6.2004 tarih ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu) “Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması” başlıklı 6. Maddesi aynen şöyle demektedir. “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” Başka bir deyişle sokak hayvanlarının kısırlaştırılması, aşılanması ve rehabilite edilmelerinden sonra “alındıkları ortama” yani sokağa salıverilmeleri bir kanun hükmü. Belediyelerin bu sokak hayvanlarını alıkoyma yetkileri yok. Bir sokakta başıboş sokak hayvanları ile karşılaşırsanız, belediyeyi boşuna suçlamayınız.”

Yurt dışında özellikle kuralların kati ve katı uygulandığı Almanya’da yaşayan biri olarak Burdur’daki kadar başıboş sokak hayvanını görmedim
Devlet yani yerel yönetim sokak hayvanlarını toparlar rahabilite eder ve sahiplendirir.

Sahiplenilmeyen hayvanlar bir süre daha bakılır belli bir sürenin sonunda uyutulur. ( yani iğne ile yaşamına son verilir)

Türkiyede ise bu yöntem yok yerel yönetimler alıyor aşısını yapıyor kısırlaştırıyor ve yeniden ortamına bırakıyor.

Peki çevreden bırakılan, kendi başına kontrolsüz çoğalan ve Korona salgını nedeniyle yeterince beslenemediği için saldıran hayvanlar için sözünüz var mı?

Sesi çok çıkan bağıran çağıran adeta kamu kurumunu basıp yetkililerin edebinden sustuğu bir durumda, belediyeye her gün onlarca tlf geldiği ve hayvanların saldırısına maruz kaldığını söyleyen Burdur halkının ( sabah namazında camiye giden hacı amca, sabah markete giden hamile kadın, okul devamı varken okuluna giden yavrularımız temizlik işçisi motokurye ve niceleri) hakkını kim savunacak?

Sözde kendini bir yerlerin başkanı yapmış, doğal gaz elektrik zammına sesi çıkarmayanlar sadece Belediye başkanı ve ekibine düşman olduğu için mi hayvanları savunuyor acaba?

Hayvanlara yardım etmek yerine belediye ile kavgayı edenler bugüne kadar yapılan onca şeye rağmen bir tek teşekkürü bile çok görenler mi bu sorunu çözecek?

Bir hayvansever olarak bu sorunun çözülmesini hayvanların yaşam hakkını bir kaç kişi yerine topyekün halkımız olarak almayı ve belediyeye bu konuda yardımcı olmayı öneriyorum

Haydi Burdurum hayvanlara sahip çıkalım sahipsiz olanları da belediyemizin eliyle sahiplendirelim toplumda çok da sözü geçmeyenlere bu hakkı bırakmayalım.