CHP’NİN KOORDİNATÖR BAŞDANIŞMANI TOPRAK’DAN AÇIKLAMA

Erdoğan Toprak, iktidara yakın müteahhitlere, enerji şirketlerine ait milyarlarca TL ve dolar tutarındaki batık kredi borçlarının silindiğini ya da yapılandırıldığını belirterek, “Yandaşlarını kurtarmak için seferber olan iktidar, darboğaza giren yaklaşık 4 milyon kişi ve kuruma ise IMF talimatıyla e-haciz uygulayıp, soluksuz bırakıyor” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, IMF’nin vergi artışı, tahsilatın hızlandırılması, KDV’de artışa gidilmesi taleplerinin, ilan edilen Yeni Ekonomik Program (YEP) ile adım adım hayata geçirilmeye başlandığını dile getirerek şu açıklamayı yaptı:

“Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) inşaat ve enerji şirketlerine ait 46 milyar liralık kredi borcunun batık olduğunun tespit edildiğini, bu kredilerin takipteki alacaklar kalemine atılması için bankalara yılsonuna kadar süre verildiğini açıkladı. Bankalar Birliği ise enerji şirketlerine verilen 47 milyar dolarlık kredinin 12-13 milyar dolarının riskli ve tahsilinin sıkıntıda olduğunu, yeniden yapılandırılacağını duyurdu. Türkiye Varlık Fonu (TVF), kendisine emanet edilen milyarlarca dolarlık kamu varlığını, iktidara yakın 3 müteahhidi kurtarmak için kullanarak İstanbul Finans Merkezi (İFM) inşaatını 1 milyar 670 milyon liraya devraldı. Buna karşılık neredeyse bir yıldır küçülen, eksi büyümeyle yaprak kıpırdamayan ekonomide darboğaza giren milyonlarca kişiye, kuruma, küçük esnafa, KOBİ’lere, yapılandırma taksitini ödeyemeyen vergi ve SGK borçlularına 1 Ekim’den itibaren e-haciz uygulaması başlattı. Milyonlarca banka hesabına el koyup, bloke ederek adeta boğazlarına sarıldı. İktidara yakın şirketlere, medya kuruluşlarına kamu bankalarından her türlü imkân sağlanırken, kredi borçları, vergi borçları ya silinip ya da ertelenirken, yaklaşık 4 milyon kişi ve kurumun e-hacizle banka hesaplarına el konulması, güçsüzün sırtına binmektir. İktidarın kendi yanlış politikalarıyla bataklığa sürükleyip, çarklarını durdurduğu ekonominin tüm faturası birilerine ödetilmek isteniyor. Her gün katlanarak artan e-hacizlerle, IMF’nin ‘vergileri artırın, vergi tahsilatını hızlandırın, bütçe açığını kapatın’ talimatlarını yerine getirmeye soyunan iktidar, e-hacizle ekonominin soluğunu kesiyor. Bloke edilen hesaplarını kullanamayan milyonlarca kişi, kurum, işletme çaresizliğe, iflasa sürükleniyor. Merkez Bankası’na, bankalara baskıyla faiz indirten hükümet, kendi vergi, prim, trafik cezası vb. alacaklarına ise aylık yüzde 2, yıllık yüzde 30’a yaklaşan faiz uygulayarak, vatandaşın borcunu katlayıp, ödenemez hale getiriyor. Elektriğe, doğalgaza, akaryakıta neredeyse haftada, ayda bir yüzde 15-20 oranında, otoyollara, köprülere, trenlere, PTT ücretlerine tek kalemde yüzde 20 zam yapan iktidar, ücretliden yüzde 4 maaş zammıyla yaşamasını, üreticiden ise ürününe zam yapmamasını istiyor. Ödeme gücü, takati kalmayanların da üzerine e-hacizle gidiliyor. Bir an evvel e-hacizlerin kaldırılıp, gecikme ve ceza faizleri silinerek, vergi-SGK anapara borcunun ödeme gücüne göre yapılandırılması hem makul hem de tahsilatı hızlandıracak olan yoldur. Daha önceki başarısız uygulamalardan ders çıkartılarak, kişilerin ve işletmelerin kendi beyanları doğrultusunda, ödeme takvimi taahhütleri alınmak suretiyle gerçekleştirilecek yapılandırma yasası, ivedilikle TBMM gündemine alınmalıdır. 17 yıldır defalarca çıkartılan yapılandırma yasalarıyla, her seferinde işletilen yüklü gecikme ve ceza faizleriyle artan borç tutarlarıyla ödeme gücünü aşan taksitler, birkaç ay içinde ödenemez duruma gelmekte, mükellefler yeniden cezalı duruma düşmektedir. Uzlaşmacı bir yaklaşımla, borçlunun ödeme gücüne göre yapılacak taksitlendirme, tahsilatı hızlandıracak ve bütçe gelirlerini artıracaktır.”