CHP’DEN Z KUŞAĞINA MESAJ: YANINIZDAYIZ

Sosyal medyada yayınladıkları video ile YKS’ye girecek öğrencilere “yanınızdayız” mesajı veren CHP Gençlik Kolları, son aylarda daha görünür olan Z kuşağı için çalışmalarını hayata geçirmeye devam ediyor.

Son aylarda sosyal medyada ciddi bir örgütlenme ile seslerini duyuran milenyum gençliği için ağırlıklı olarak dijital iletişim araçlarıyla ilerleyeceklerini belirten CHP Gençlik Kolları Başkanı Emre Yılmaz, “hepimiz için yeni ve başka olan bu gençlik, çok açıktan benim adıma karar almayın diye mesaj veriyor. Sağlık, eğitim ve yaşama hakkı gibi temel haklarını kendilerine siperlik edinen gençler, bugün ‘bizi görün’ diyorlar ancak 2023’te ‘şimdi biz sizi görmüyoruz’ demeyi bekliyorlar.”

Yaklaşık üç yıldır 22 yaş ve altı seçmenler ile yeni genç seçmenler özelinde veri temelli çalışmalar yaptıklarını belirten Emre Yılmaz, YKS ile seçimsiz dönem çalışmalarına da resmî olarak başladıklarını da dile getirdi.
CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Emre Yılmaz’ın konu ile ilgili açıklaması şöyle:

“Ülkenin son 5 yılında, mevcut iktidarın 8 ayda bir seçim yapma gibi bir istikrarı oluştu. Her seçim döneminde ise gençler sadece oy deposu olarak görüldü, kararsız olarak kodlandı, oylarını alan iktidar olur denildi ama aslında Z kuşağı dediğimiz bu yeni gençliği kimse tariflemedi.
Biz 7 Haziran seçimlerinden sonra bu gençliğin kodlarını okumaya çalıştık. Nitekim 2018 seçimlerinde de vaatlerimizi onların oldukları alanlara doğru yönelttik. Gençler dijitalde, gençler tüm sosyal mecralarda. ÖTV’siz telefondan, özgür internet kullanımına; ücret ödemek istemedikleri eğitim uygulamalarından, seyahat özgürlüğüne kadar birçok konuyu bildirgemize yazdık. Gençlerin borçlanma eğilimi yerine para tutma gibi bir eğilimlerini olduğunu tespit ettik; vaatlerimize Gençlik Garantisi ve Genç Kart uygulamalarını yerleştirdik.

2019 Yerel Seçimlerinde de bu vaatleri farklı dillerle, farklı kırılımlarla yaygınlaştırmaya çalıştık. En ölçülebilir seçim olan 23 Haziran Yenilenen İstanbul Seçimlerinde ise bunun başarısını gördüğümüzü söylemek mümkün.

Gençleri hedeflediğimiz kampanyalardan o süreçte başarılı çıktık. Nitekim hem kararsız olan hem de bizim dışımızda bir partiye oy veren gençlerden oy alabildik.

Biz, genel merkez ve yerel yönetimler aracılığıyla çalışmalarımıza devam ederken önce pandemiyi, sonra ise YKS sürecini yaşadık. YKS’nin bir anlık kararla tam 1 ay öne çekilmesi telafisi mümkün olmayan açıklar bıraktı.
Buradaki sorun gençlerin sınava hazır olmamasından çok daha fazlasıdır. İkinci dönem konusu koymamak, sınav süresi uzatmak bu açıklığı telafi etmiyor. Aylarca evde dur dediğiniz gençlere ‘bir sorun yok, şu işi halledelim ve siz dahil herkes tatile çıksın’ demek bir akıl tutulmasıdır. Kronik rahatsızlığı olan, o maskeyle 10 saniye bile duramayacak gençler var. Odaklanma problemi olanlar, panik atağı olanlar derken bu kapsam oldukça genişliyor.

Bunlar gençlerin temel gerekçesi. Ama bizim açımızdan en temeldeki sorun bu sürecin gençlere sorulmadan, oradan oraya partileyen Turizm Bakanı tarafından alınan bir kararla şekillendirilmesi.
Saatler içerisinde 1 milyondan fazla tweet atabilen gençlere, tüm duyuruların dijitalde yapıldığı bir dönemde bu sorunun sorulmaması kabul edilebilir değil.

Biz bu süreçlerde YKS gençliğine hem fiziki hem de sosyal alanlarda destek olduk. Gençleri robotlaştıran bu sisteme karşı ÖSYM önünde robotla eylem yaptık, tüm duyurularını sosyal medyada büyüterek paylaştık.
Dün paylaştığımız video ise yeni bir sürecin ilk adımıdır.
Umudumuz alın terinizde saklı diyerek onların yanlarında onlarla birlikte olduğumuzu göstermeye çalıştık.
Ama dahası gelecek…

Gençlerin olduğu tüm dijital mecralarda biz de onlar kadar görünür, onların yanında olacağız. Siyasi partileri görmeye alışık olmadıkları, hatta beklemedikleri alanlarda olacağız.

Şimdi Twitter, Facebook, Youtube, Tiktok ve hatta Spotify gibi alanlarda aktif olan gençliğin bir paylaşım haritasını çıkardık. Bu alanları kriminalize ederek “olay yeri” ilan etmek yerine incelemeye almak bu çağın gerekliliğidir, önlemi değil.

Sadece siyasi eğilimlerini değil toplumsal olarak tüm değişimlerini gösteren araştırmalar yapmaya devam ediyoruz. Elde ettiğimiz ilk veriler ise eğitim ve tüketim alışkanlıkları yönünde.

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun son derece önem verdiği “gençliğin güçlendirilmesi” konusu, gençliğin nüfusundan veya oylarından çok daha önemli ve öncelikli bir gündemdir.
Biz önümüzdeki tüm süreci veri temelinde, gençliğin taleplerini karşılayan politikalar ve uygulamalarla yöneteceğiz.”