CHP GENEL SEKRETERİ SELİN SAYEK BÖKE BURDUR’DAN SESLENDİ

CHP Genel Sekreterimiz ve İzmir Milletvekilimiz Selin Sayek Böke, Burdur’da CHP’li üyeler ile bir araya geldi.

Burdur Belediyesi İstasyon Parkta gerçekleşen toplantıya, TBMM İdare Amiri ve CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet GÖKER, CHP Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, CHP Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel, CHP Burdur İl Başkanı İzzet Akbulut, CHP Burdur Merkez İlçe Başkanı Serkan Şimşek, CHP Kadın Kolları ve Gençlik Kolları hazır bulundu.

CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, Burdur'dan seslendi.

Slået op af Murat Dilek i Torsdag den 15. oktober 2020

“Türkiye’nin içiden geçiyor olduğu bu ağır koşullarda sahada bu gerçeği yaşıyor olanlarla temas halinde olanlarımızın birbiriyle konuşmasına ve sorunu yaşayanın çareyi üretmesine çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Birbirini duyan ve birbirine el uzatan dayanışmacı ruhu gerçek bir devlet anlayışıyla var eden bir yeniye ihtiyacımız var.

Buluşmalarımız sadece yaşadığımız sorunları tespit ve birlikte konuşma buluşmaları değil aynı zamanda bu sorunları nasıl aşacağımıza dair nasıl bir çareyi ortaya koyarsak eğer Türkiye’nin yeniden bir arada refah içerisinde eşit paylaştığı özgür günlere kavuşacağının da reçetesini konuşma fırsatı veriyor. Bugün yaşıyor olduğumuz bu ağır koşulları hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye çok boyutlu bir kirzden geçiyor. O derece ağır bir buhran hali var ki demokrasimiz yok edilmiş. İşte bu hafta Anayasa Mahkemesi’nin kararını yok sayabilecek kadar kibirlenmiş olan bir yerel mahkkemenin Enis Berberoğlu’nun millet tarafından verilmiş yetkisinin gasp edildiğine bir kez daha şahit oluyoruz. İşte bu mücadele hukuken verilmesin diye Baroları böldüler.

Aynı şekilde bugün içinde yaşıyor olduğumuz bu ağır sağlık krizinde de burada halkın sağlığının gözetilmesi gerekir. Halkın sağlığının gözetilebilmesi için her şeyden önce salgının gerçekliğinin orataya koyulması gerekir. Veriler doğruyu yansıtmalı diyen Türk Tabipler Birliği’ne yapılıyor olan saldırıda işte aynı yerden beslenmektedir. Gerçeği gözden kaçırmak isteyen, adaletin mücadelesi veren, adalet savaşçılarını yok eden, salgına karşı halkın sağlığını korumayı kendi sağlığını yok sayarak yapıyor olan sağlıkçıyla kavga eden ve milletin iradesini sayarak, milletin seçtiği vekilleri TBMM’ye sokmayan ağır bir yıkımın karşısındayız şu anda.

Karşımızda bir tek adam rejiminin Türkiye Cumhuriyeti’ni var etmiş olan bütün ilerici anlayışını yok etme kararlılığında bir iktidar var. Bütün gücü tek kişinin elinde toplamış olan yani halkın iradesini saraya mahkum etmiş olan bir anlayış. Kurumları yok etmiş olan ve kurumların yerine şahısları koymuş olan bir anlayış. Bugün Anayasa Mahkemesi’nin kararı nı yok sayabilecek olan kendinde böyle bir iradeyi gören mahkeme anlayışında karşımızda bir hakimin ismi çıkıyor. Seyyar, mahkeme mahkeme dolaşıyor gazeteciyi mahkum ediyor, Siyasetçiyi mahkum ediyor. Tek bir kişinin talimatını uygulamakla kendini yükümlü gören tek bir kişinin ortaya çıkardığı yıkım.

Bunun karşısına 83 milyonun ortak iradesini koyma sorumluluğumuz var. Dolayısıyla yaşıyor olduğumuz bu yıkımı sadece bugünün karanlığını doğru tespit etmek adına tekrar ediyor. Yoksa bu karanlığın ortaya çıkartması gereken duygu bir umutsuzluk değil. Bilakis bu karanlığı aşabilecek olan reçetede, bu karanlığın neden kaynaklığını tespit ettiğimiz de çok net çıkıyor karşımıza. Bugünkü yıkımı doğuran şey saray rejimiyse eğer ki öyle olduğunu biliyoruz. O zaman bu yıkımın karşısında ortaya çıkan olan yeninin tarifi de sarayın karşısına halkın iradesini koymak olacak. O zaman işte güçlendirilmiş bir parlamenter demokrasi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yüzyılının öyküsünün temelinde yatıyor olan Cumhuriyeti yeniden ayağa kaldırmakla yükümlüyüz. Çünkü biz saraylardan alınmış iradenin, halkin iradesine dönüşmesinin nasıl bir kalkınma, nasıl bir milli birlik beraberlik, nasıl bir Cumhuriyet devrimi yarattığının geçmişinin mirasını taşıyanlarız. O zaman gelecek için yazılacak olan hikayenin de nereden yazılacağı belli.

İkinci yüz yılı yeniden Cumhuriyetimizi ayağa kaldıracak, yeniden demokrasi dedirtecek saraydan iradeyi alıp, halkın iradesini yönetime taşıyacak adımları atmak zorundayız. İşte tam da bu nedenle ikinci yüzyıla çağrı beyannamesini Temmuz sonunda gerçekleştirdiğimiz kurultayda hep beraber kabul ettik. İkinci yüz yılın iktidarını biz kuracağız. Bizden başkası kuramaz. En önemli adımı bugün ortaya çıkmış olan hukukyıkımının, demokrasi yıkımının yerine güçlü bir demokrasiyle, bağımsız bir hukukla, işyen sayıştayıyla, çalışan TBMM’siyle, yeniden halkın sesinin yönetimde olduğu, yeniden bizlerin bir arada kritik bir biçimde Türkiye’yi aydınlığa kavuşturacağımızın temsilcisi de iktidar iddiasının sahibi de biziz. Yapmaya geliyoruz. Reçetesi elimizde.

Bugün sadece ağır demokrasi kirziyle karşı karşıya değiliz. Çok ağır bir ekonomik buhraı da yaşıyoruz. 83 milyon doğrudan etkileyen bir buhandan bahsediyoruz. Her hanede ortalama bir kişi işsiz. 4 milyon vatandaşımız iş aradığı halde iş bulamıyor. 4 milyonun üzerinde yurttaşımız artık iş arasam da bulamam diye düşünüyor. Umudunu kaybetmiş, iş dahi aramıyor. İş aramadığı içinde istatistiklere geçmiyor. Oysa ki iş arayamayacak kadar umudunu kaybetmiş. Ona umudunu kaybettirmiş olduğunu doğrudan tespit eder isek çareyi de o kadar net ortaya koymamız mümkün olur. Bu sorunun iki yanıtı var. Birincisi arasamda bulamam diye düşünüyor. Çünkü sadece son bir yılda bu ülkede bir buçuk milyonayakın iş yok olmuş. Var olan istihdam, çalışan fabrikalar, işleyen tarlalar 1,5 milyon iş kaybolmuş. Yok olup gitmiş. Bir bu kadar önemlisi de bugün kurulmuş olar kayırmacılık düzeni. Arasam da bulamam diye düşünüyor çünkü ancak iktidara yakın olanın, ancak saraya yakın olanın, bugünkü iktidarın tarife girenlerin iş bulabildiği bir torpil düzenindeyiz. Oysa ki kendisine yatırım yapmış olan eğitiminde kendini var etmiş olan, emeğiyle var olmak için mücadele vermiş olan milyonlar için kimi tanıdığı değil, ne bildiğinin önemli olduğu bir düzene ihtiyaç var.”dedi.

CHP İl Başkanı İzzet Akbulut “Ülkemiz çok büyük zor bir zamandan geçmekte ve bu anlamda da Cumhuriyet Halk Partisi’ne en çok ihtiyaç duyulan günlerden geçmekte. Bunun üzerine CHP Genel Merekzinden örgütlerini, milletvekillerinden, belediye başkanlarına, il başkanlarına, ilçe başkanlarına kadar sürekli sahada bütün vatandaşlarının dertleriyle, sıkıntılarıyla beraber olmakta onların seslerine ses getirmekte. Bugünde bu çalışmalar kapsamında ilimizde Genel Sekreterimiz Selin Sayek Bke’yi ağırlıyoruz. Katılım sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum.” dedi.