Burdur’a yazık oluyor.

Burdur’a yazık oluyor.

Bugün o kadar çok düğmeye aynı anda basıldı ki Mozart’ın çok sesli eserleri gibi her notadan ses geldi.

AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi bugün Cumhuriyet meydanında basın açıklaması ile belki kendi siyasi geleceği için yine ortalığı ateşe verdi. Kimbilir iki sene sonra belediye Başkanı adayı olarak yarışa girecek. 

Halbuki çok değil bir bir buçuk sene önce canlı yem yeşil çamlar bir günde kökünden hastane yapılmak üzere kesildi. Bugün ısrarla Mengi ye bu soruyu sordular ama tık yok. Seçim atmosferine girilmişken adaylar aday adayları bir başkasının adaylığından rahatsız olanlar çıkarına dokunulanlar siyasette erken havlu atanlar vs vs Ne var ne yok herkes hiç istenmediği halde kesilmek zorunda kalınan iki ağaç için açılan perdeyi görünce sahneye çıktılar.

Bence çoğu ağacın yerini bile bilmiyor hatta neden kesildiğini de ama hazır ortam karışmışken, Milletvekili Göker’in geçen ve önceki hafta yüksek performansından dolayı karşıyı zorda bırakan açıklamaları diğer taraftan tüm zorluklara rağmen yavaş yavaş tamamlanan Cumhuriyet Meydanının halk tarafından benimsenip beğenilmesi il İlçe demeden karış karış Burdur’u gezen il İlçe başkan ve örgütleri kötü giden ekonomi işsizlik ve açıklanan anketlerdeki CHP yükselişi böyle bir eylemle AK Parti’ye hareket alanı fırsatı doğurdu.

Ancak bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan AK Parti  il başkanını AK Parti Milletvekilleri  görmezden geldi. Son zamanlarda tecrübeli Milletvekili Özçelik’i saf dışı etmek için Ankara çalışmalarının hızını arttıran Mengi bir yerde açık vermiş olmalı ki Özçelik’in samimi ortamlarda Mengi ile ilgili düşüncelerinin hiç iyi olmadığı duyumlarımız arasında.

Bugün ilginç olan geçmiş dönemde CHP’nin yönetici kadrolarında yer alan bazı isimlerin kendi partili belediyelerini de prensip gereği eleştirdiklerini ifade etmeleri. Oysa 2019 yerel seçim çalışmalarının hiç bir noktasında görmediğimiz bu kişiler zaten çekişmeli bir biçimde ayrılmış ve uzunca bir süredir partinin etkinliklerinde hiç görünmemişlerdir.

Aslında biraz kenara çekilip bakıldığında kimin kimle hesabı olduğunu çok rahat görebiliyorsunuz. Mengi iki ağaç karşılığında hastane arazisinde kesilen 900 ağacın muhatabını Milletvekili  Özçelik yaptırarak Onu da topa sokmaya çalışıyor çünkü o işin buraya geleceğini tahmin ederek Milletvekili Göker’i bugünün öznesi yaptı.

Göker’in geçen hafta özellikle hızlı trenden yaptığı eleştiri ve ironi ulusal gündemi meşgul ettiği ve oldukça ses getirdiği için AK Parti il teşkilatı karşı atak yapmak zorunda hissetti. Bir de Milletvekili Göker’in Milletvekili Özçelik’in çok istediği Milli Eğitim Müdür Yardımcısı tayinlerini engelletmesi Özçelik’i kendi teşkilatında sıkıntıya soktu.

Tabiri caizse Özçelik’e kızanlar bıyık altından gülerek çekirdek çitlemeye başladılar. Bu durum dolaylı Mengi ye fayda sağlamışken Özçelik’i çok kızdırmış olacak ki Ankara’da bu tayin için hala uğraştığını ve mutlaka yaptıracağını ifade ettiğini de duyuyoruz.

Hasıl kelam aslında bugün ne kesilen ağaç ne de 2013’ün Gazi Caddesi kimsenin umrun da değildi. Yaklaşan seçimler öncesi ısınma turları atanlar yerini korumaya çalışanlar fırsat yakalayıp pozisyon alanlar geçmişten kuyruk acısı olanlar yapılan güzel işlerin siyasi olumlu yansımasına tahammülü olmayanlar ve hatta belediyede iş bulamayanlar iş alamayanlar usulsüz talebine karşılık bulamayanlar için eğlenceli bir gün oldu.

Fakat gün bitti yarın süt rafta 17,5 lira olacak bir kaç haftaya kıyma belki 150 TL olacak mutfak tüpü elektrik mazot benzin el yakacak. Mazota bugün yine zam geliyor değil mi? Ve vatandaş diyecekki ey AK Parti benim cebimi kim dolduracak. Enflasyon uçtu gidiyor Almanya bizi kıskanmıyor ama orada kazandığı ile burada bizim göremediğimiz tesislerde krallar gibi ağırlanıyor. Asgari ücret 1700 Euro olsa bile bugün o para ile bir ay Türkiye’de beş yıldızlı otelde her şey dahil bir ay dilediğini yiyip içip yatıp kalkıp ağırlanıyor.

Biz artık boş laf istemiyoruz zorlanıyor ve çözüm istiyoruz. Şükrediyoruz sabrediyoruz ancak sonunu göremiyoruz.